İlker Karataş

         “NE YAPABİLİRİZ?”

         Bu yazıya başlarken, Ocak ayında gerçekleştirdiğimiz ‘FASHIONİST: Abiye, Gelinlik ve Damatlık Fuarı’nın müspet sonuçlarından söz edip, sizleri biraz da olsa kararan gündeminizden uzaklaştırıp, umut ve iyimserlik mesajları vermek istiyordum. Fakat maalesef ülkemizin ardı ardına yaşadığı acıların ağırlığı buna pek müsaade etmiyor.

Türkiye, 17 Şubat Çarşamba günü başkent Ankara’daki menfur saldırıyla sarsıldı. 28 canımızı kaybettiğimiz 61 kişinin yaralandığı bu saldırıyı takip eden günlerde terörün kanlı takvimi işlemeye devam etti ve ne yazık çok sayıda şehidimizi toprağı verdik. Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD) adına öncelikle, bu alçakça saldırılarda yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet ve yakınlarına baş sağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyorum.

Yaşanan acıların ardından, toplu taziye mesajları yazmak bile insanın artık zoruna gidiyor.Eminim, birçoğunuzda benim gibi olup bitenler karşısında bir şey yapamıyor olmaktan sıkılıyor;zaman zaman umutsuzluğa neden olan bu sıkıntı, bütün hayatınızı etkileyen bir endişeye neden oluyordur. Bu hepimiz için oldukça insani ve anlaşılabilir durum.

Ama umutsuzluğa düşmek!

İşte bunu yapamayız. Çünkü umudunu kaybetmiş bir toplum her şeyini kaybetmiştir demektir. Biraz önce “bir şey yapamamanın verdiği sıkıntıdan” söz ettim ya… Aslında yapacağımız, hatta yapmak zorunda olduğumuzu bir şeyler var. Öncelikle yaşama ve yaşatmaya inanarak, kendimizi her yeni güne, dünden daha fazla kararlılıkla ve umutla başlamak için motive etmeliyiz. Bu motivasyonu, en yakın çevremiz ailemizden başlayarak, gün içinde iletişim halinde olduğumuzu herkese yansıtmak hepimizin görevi olmalı. Yapacağımız ikinci şey ise her kim, ne yapıyorsa onu en iyi biçimde yapmaya devam etmesi. Biliyorum böyle günlerde gelecek planları yapmak, iş konuşmak önceliğimiz olmaktan çıkıyor; hatta parayla ilgili mevzulardan söz etmek yakışıksız ve sakil kalıyor. Ama eğer bu süreç atlatılacaksa, ancak böyle atlatılır.

İşte bu yüzden, toptan ihracatçı kimliği ile tekstil ve hazır giyim sektöründe önemli bir yere sahip Osmanbey olarak bizler, işlerimize dört elle sarılıp değişen dengelere göre pozisyonumuzu almalıyız. Evet, küresel pazarda bir daralma var; mevcut pazarlarımızda ise büyük değişimler söz konusu. Belki uzun süre de böyle devam edecek. Dolayısı ile madem şartlar değişmiyor, biz değişeceğiz.

Bakın, Türkiye’nin 2016-2018 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program revize edildi. Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan 3 yıllık programda, enflasyon ve cari açığını aşağı çekmiş Türkiye’nin her anlamda büyüyeceği öngörülüyor. Programda, bu hedeflere ulaşmak için geliştirilen enstrümanlar, izlenecek yöntemler üzerinde de duruluyor. Birkaç yıldır Ekonomi Bakanlığı çatı örgütler aracılığı ile birçok sektörde “inovatif ürünler”, “tasarım yönü güçlü katma değeri yüksek ürünler”, “yeni pazarlar” ve “markalaşma” konusunda adeta savaş veriyor. Sektörü bu konuda bilinçlendirmek, cesaretlendirmek için çabalıyor; çok cazip destekler ve teşvikler devreye sokuyor. Bunlardan bizi ilgilendiren kısımlarını mümkün olduğu kadar sizlere aktarmaya çalışıyoruz. Fakat genel anlamda sektörün bu konulara yeterli ilgiyi göstermediğini ve/veya gelişmeleri firma sahiplerine tam manası ile anlatamadığımızı düşünüyorum. Mesela ayrıntılarını iç sayfalarda okuyacağınız, Tasarım Desteği ve UR-GE Kümelenme Projesi bu anlamda firmalarımıza çok güzel fırsatlar sunuyor. Yeni şartlara göre pozisyon alacaksak, bir değişim yaşayacaksak buradan başlamamız gerekiyor. Hem hep birlikte daha organize bir şekilde hareket edeceğiz; hem de Ekonomi Bakanlığı’nın işaret ettiği yöne doğru, onun desteği ile yol almış olacağız. Bunu önemsiyorum ve her fırsatta dile getiriyorum. Çünkü değişen konjonktürde yeni pazarlara doğru ürünlerle ulaşmak tek başına hareket eden bir firma için her anlamda maliyetli ve zor bir süreç. Oysa birlikte bir yol haritası çizerek, profesyonel danışmanlar gözetiminde hazırlanan koleksiyonlarla, belirlenen pazarlara gidiyor olmak bu süreci bir firma için değil, çok sayıda firma için daha kolay ve daha düşük maliyetli hale getirecektir.

Sözlerimi, yazımın başında söz ettiğim FASHIONİST’16 ile bitirmek istiyorum. Böylesinezor bir dönemde yapılan fuar, eğer biraz olsun katılımcıları memnun etti ve piyasaları hareketlendirdiyse bunda birlikte hareket ediyor olmanın yanı sıra İTKİB ve İHKİB desteği ile ilk kez yapılan alım heyeti programının da payı var. Bu vesileyle FASHIONİST: Abiye, Gelinlik ve Damatlık Fuarı’nda emeği olan, katılan, ziyaret eden destek veren bütün kişi ve kurumlara buradan tekrar teşekkürlerimi iletmek istiyorum.

Bir dahaki sayıda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.


 “WHAT CAN WE DO?”

Getting started with this post, I would like to talk about the positive results of FASHIONİST: Evening dresses, wedding dresses and Grooms’ Suit Fair that we held in January, and I would like to take you a bit away from the darkening agenda, and I want to give messages of hope and optimism. However, unfortunately, the weight of the griefs of our country experienced one after the other does not permit this very much.

Turkey has been shocked with the atrocious attack in Ankara, the capital on Wednesday, February 17th. On the days following this attack in which we lost 28 lives and 61 people were wounded, the bloody calendar of terrorism continued to proceed, and unfortunately, we buried many of our martyrs. In the name of Osmanbey Textile Businessmen’s Association (OTİAD),first of all, I pray for God’s mercy and grace for those who lost their lives in this contemptible attack, and I give my condolences to their families and I wish a speedy recovery to the injured.

After the sufferings experienced, it is even hard for a person to write public sympathy messages.I am sure that many of you, like me, are just tired of not being able to do anything in the face of what has happened;this problem, which has caused despair from time to time, causes concern that affects all your life. For all of us, it is a very human and understandable situation.

But falling into despair!

That's what we cannot do. Because, a community that has lost its hope is deemed to have lost its everything. A short while ago, you see, I talked about “the trouble given by not being able to do anything”… In fact, there are things for us to do, we even have to do. First of all, we must motivate ourselves in order to start each new day, with more determination and hope than yesterday by believing in life and letting live. To reflect this motivation to everybody with whom we communicate during the day, staring from our family, our nearest environmentmust be the duty of all of us. The second thing for us to do, however, is whoever doing and whatever he or she is doing, to continue doing it in the best way. I know that making plans for the future on days like this, and talking about business will stop being our top priority; in fact, it is even completely inappropriate and ugly to mention the issues about money. However, if this process will be overcome, it will only be overcome like this.

That is just why, we, as Osmanbey, which has an important place in the textile and ready made garment industrywith its wholesale exporter identity, must cling to our work and take our position according to the changing equilibriums. Yes, there is a contraction in the global market; in our existing markets, however, major changes are in question. Maybe this will continue like this for a long time. Therefore, seeing that conditions do not change, we will change.

Look, Medium-Term Program related to the 2016-2018 period of Turkey has been revised. In the three-year program announced by Deputy Prime Minister for Economic Affairs, Mehmet Şimşek, it is set forth that Turkey, which has pulled down its inflation and current deficit, will grow in every respect. In the program, emphasis is laid on the instruments developed in order to reach these targets, and the methods to be followed. For a few years, the Ministry of Economy has almost been waging a war in many sectors through the roof organizations on the issues of “innovative products ","design strong and high value-added products", “new markets "and" branding”. It is striving to raise awareness in the sector on this issue and to encourage it; and it puts very tempting supports and incentives into action. Of these, we are trying to convey the parts that interest us to you to the extent possible. However, I think that, in the general sense, the industry does not pay sufficient attention to these matters and/or we cannot tell about the developments to the company owners with their full meanings. For example, Design Support and UR-GE Clustering Project, whose details you will read in the inner pages, present very good opportunities to our companies in this sense. If we are to take a position according to the new conditions, if we are to experience a change, we are supposed to start from here. We will both act in a more organized way all together; and also, we will have proceeded towards the direction pointed at by the Ministry of Economy, along with its support. I care about this, and at every opportunity I express it. Because, reaching out to the new markets with the right products in the changing trade cycle is a costly and difficult process for a company that acts on its own. However, going to markets determined with the collections prepared by drawing a roadmap together and under the supervision of professional advisors will make this process easier and more cost-effective not only for one company, but also many companies.

SI would like to finish my words with FASHIONİST’16, which I mentioned at the beginning of my writing. If the fair which was held in such a difficult period satisfied the participants just a little bit, and activated the markets, acting together as well as the buyer mission program made with the support of İTKİB and İHKİB has also a share in this. On this occasion, I would like to take this occasion to thank all the persons and institutions that have shown efforts, participated and supported FASHIONİST: Evening Dresses, Wedding Dresses and Grooms’ Suit Fair.

See you in the next edition, take care of yourselves.

 

  İlker KARATAŞ
OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı