İlker Karataş

         2015’in Ardından…

         YENİ YILA UMUTLA BAKMAK  

         Saygıdeğer Osmanbeyliler, Sevgili Okurlar!  

         Adettendir, yeni bir yıla başlarken, hem kendimiz için, hem işimiz için geride bıraktığımız yılın muhasebesini yaparız. Her ikisinde de kazandıklarımızı kayıplarla, hatalarımızı doğrularla kıyaslarız; hangisi ağır basacak diye... Genelde insanlar kazandıklarını kendi başarılarıyla, kaybettiklerini ise kendilerinin dışındaki nedenlerle açıklama eğilimindedirler. Ama her durumda biliriz ki kendi içinde şaşırtıcı bir dengeye sahip olan hayatta “hep kazanmak” veya “hep kaybetmek” nadir rastlanılan bir durumdur. Bir şeyin aynı yönde, aynı ritimle devam etmesi için gerekli olan her neyse, onu temin edip kararlıkla çaba göstermek bile kimi zaman yeterli olmayabiliyor; değişen koşullar veya dışarıdan gelen başka etkenler o ritmi bir anda bozabiliyor.

 

İşte asıl mücadele ve maharet burada başlar! Kimisi hazırlıklıdır, ritmini ve yönünü korumak için direnç gösterir ve bunu başarır da… Kimi yönünü değiştirmez ama ritmini düşürerek yoluna devam eder ve eski hızına kavuşmak için fırsat kollar, kimisi de yönünü değiştirerek başka bir yolda şansını denemek ister. Hem yönünü hem ritmini kaybedenler ise çıktıkları yolda kendilerini nelerin beklediğini öğretilerek yolun dışına atılmıştır bile.

Geride bıraktığımız 2015 yılının muhasebesini yaparken,oldukça çalkantılı geçen 365 günün bir çırpıda anlaşılmayacak-anlatılmayacak kaosundan sıyrılıp daha yalın bir bakışa kavuşmamızın önemli olduğunu düşünüyorum. Bazen basit düşünmek, olan biten ne kadar karışık olursa olsun, belki olayları anlamanıza değil ama yapmanız gerekeni berrak biçimde görmenizi sağlayabilir. Evet, dünya bizim kontrol edemediğimiz büyük bir değişim geçiriyor ve ne yazık ki bu değişimin odak noktası bizim hemen yanı başımızda. İster istemez bundan ülke olarak etkileniyoruz ve etkilenmeye devam edeceğiz.

2015 yılında, Arap Baharı’nıngeçen 5 yılda geniş bir coğrafyada büyük değişimler yaparak, Suriye’de yeni dünya düzenin yapı taşlarını oynatacak yıkıcı bir kasırgaya dönüşmesine şahit olduk. Suriye üzerinden geliştirilen politikalar, birçok devleti karşı karşıya getiriyor ve aralarında Türkiye’nin de olduğu birçok ülkenin diğer ülkeler ile olan siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerini etkiliyor. Bütün bu gelişmeler, atılan her adım bizim gibi ağırlıklı olarak yurtdışına ihracat yapan tekstil ve hazır giyim firmalarını yakından ilgilendiriyor. Dünya piyasalarındaki genel daralmadan nasibini alan ihracatçılarımız, 2015 yılındamevcut pazarlarındaki gelişmelere göre yeni pozisyonlar almak, yeni stratejiler geliştirmek durumunda kalmıştır.

Değerli dostlar…

Biz politika üretecek makam değiliz. Böyle bir dönemde, enerjimizi en iyi yaptığımız işe aktarmak hepimiz için en doğrusu olacaktır. Birçok kriz ve darboğazdan geçerek bugünlere gelen Osmanbey’in bu sıkıntılı dönemi atlatacak çözümler üreteceğine de inancım tam. Çünkü artık oyunun kuralını biliyoruz; yaptığımız işin tüm detaylarına hâkimiz ve bizim için bütün dünyanın tek ve büyük bir pazar olduğunun farkındayız. 2016’da sektörün hedef belli: İran, Türkî Cumhuriyetleri, Afrika ülkeleri ve biraz daha çabayla Avrupa ülkeleri ve Amerika… Bu arada tabii ki ne Rusya’dan, ne de Irak’tan vazgeçeceğiz.

OTİAD olarak 2016 yılında özellikle yeni pazarlar bulma konusunda üyelerimize yol gösterecek, destek olacak çeşitli projeler geliştirmeyi planlıyoruz. Yılın ikinci haftasında 3’üncüsünü gerçekleştireceğimiz “Fashionist: Abiye, Gelinlik ve Damatlık Fuarı”nın bu anlamda sektöre hareket kazandıracağını düşünüyorum. Fuarın yapılacağı, 14- 16 Ocak tarihlerinde tüm Osmanbey’i Fashionist’te bizimle birlikte olmaya davet ediyorum.

Sözlerime son verirken, 2016 yılının tüm dünyaya kalıcı bir barış, Türkiye’ye huzur ve refah getirmesini diliyor; siz değerli dostlarımın yeni yılını kutluyorum.

Bir dahaki sayıda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın…

 

  İlker KARATAŞ
OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı