İlker Karataş

         “Hazır Giyim İhracatı”

         Saygıdeğer Osmanbeyliler, sevgili okurlar…

         Biliyorsunuz, Türkiye’nin Ocak ayı genel ihracatı, yüzde 15’lik artışla son 49 ayın rekorunu kırdı. Ülkemiz ekonomisi açısından sevindirici olan bu gelişmeyi tekstil ve hazır giyim sektöründe de hissetmek isterdik. Ne yazık ki yılın ilk ayında, 1,25 milyar dolarlık ihracat yapan hazır giyim sektörü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 gibi bir kayıp yaşadı. Kâğıthane ve Şişli bölgesi ihracat verilerini dikkate alarak düzenli olarak izlediğimiz Osmanbey’de de durum pek farklı değil. 2016 yılının Ocak ayında 105 milyon 88 bin dolar ihracat, bu senenin Ocak ayında 93 milyon 750 bin dolarda kaldı.

Genel ihracat rakamları artarken, tekstil ve hazır giyimde bu artışın yaşanmamasının kuşkusuz birden çok nedeni var. Dönemsel koşullara, mevsimsel nedenlere, hedef pazarlara ve bu pazarlardan gelen taleplere bağlı olarak birçok şey söylenebilir. Eminim bunun nedenleri ve çözüm yolları hükümet nezdinde çok daha sağlıklı değerlendiriliyordur. Zira hazır giyim ve tekstil sektörü, hem yarattığı katma değer ve döviz girdisi açısından, hem de istihdam açısından Türkiye ekonomisinin kolay vazgeçemeyeceği lokomotif sektörlerin başında gelir.

Ben sadece Osmanbey’deki ihracat hareketlerinin yönüne bakarak şunu söyleyebilirim. Yılın ilk ayında, Rusya, Irak ve İran gibi bize yakın olan komşu ülkelerimizde kısmi bir iyileşme başlarken, Cezayir, Tunus, Fas, Nijerya gibi uzak ülkelerde ciddi bir düşüş göze çarpıyor. Bu tabloya bakınca ilk akla gelen, tüm dünyayı etkileyen ekonomik sıkıntıların, insanları en yakınından alışveriş etmeye zorladığı olabilir; coğrafi yakınlık ticarette başlı başına bir avantaj çünkü… İkinci neden ise bir süredir yurtdışında oluşan negatif Türkiye imajının, insanların ülkemize gelip gelmeme kararını etkilemesi diye düşünüyorum. Bu iki nedene bağlı olarak gelişecek üçüncü gerekçe hepsinden daha tehlikeli olabilir: “Unutulmak ve yerinin başka tedarikçiler tarafından doldurulması.” Zaten Türkiye’yi yeni yeni tanıyan, burada neyi nereden bulabileceğini yeni yeni öğrenen bir kitleden söz ediyoruz. Osmanbey’i daha yeni öğrenmişken bu insanların birkaç yıl buraya gelmemesi demek, bir süre sonra tamamen unutması anlamına gelir. Siz de kabul edersiniz ki: Ticarette ihtiyaç ve ona bağlı oluşan talep kadar çekici bir şey daha yoktur. Bir yerde talep varsa, çok kısa sürede oraya talepten kat be kat fazla arz da gelecektir.

O halde ne yapmamız gerekir?

Birinci sorun, yani hedef pazarlarda alım gücünün azalması ve coğrafi uzaklık konusunda yapılacak pek bir şey yokmuş görünse de özellikle fiyat parametresini göz önünde tutarak ürün çeşitliğine gitmek atacağımız ilk adım olabilir. Ayrıca dijital platformun ve sosyal medyanın avantajlarını kullanarak iletişimi güçlendirmek, alternatif ulaşım kanalları ve yöntemleri geliştirmek de bu sorunun çözümüne yardımcı olacaktır.

Şu anki sıkıntılarımızın en büyük müsebbibi gibi görünen ikinci sorun ise sadece bizim değil tüm ihracatçılarımızın sorunu. Son yıllarda yaşanan terör olaylarından dolayı dışarıda oluşan Türkiye algısını kırmamız gerekiyor. İnsanların, ülkemize rahatlıkla gelip güven içinde alışverişlerini yapabileceklerini bilmeleri gerekiyor. Bu konuda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) yakın zamanda çok ciddi bir kampanya başlatacak. İlk etapta Almanya, ABD, Fransa, İngiltere, İtalya, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yürütülecek kampanyaya bizler de mevcut ilişkilerimizle, dış ticaret firmalarımızla bulunduğumuz her pazarda destek verecek bir çaba içinde olmalıyız. İnsanları ülkemize çekmek için daha çok vesile üretmeli, müşterilerimizle görüşmelerimizi İstanbul’da yapmaya dünden daha istekli olmalıyız.

Sözlerimi burada noktalarken Ocak ayında 4’üncüsünü gerçekleştirdiğimiz Fashionist: Abiye, Gelinlik ve Damatlık Fuarı’nda emeği geçenleri bir kez daha tebrik etmek istiyorum. Olumlu geri dönüşlerini Şubat ve Mart aylarında daha net göreceğimiz Fashionist’in 5’inci randevusu için hiç zaman kaybetmeden çalışmalara başlandı bile. Bu vesileyle açılışımızı onurlandıran değerli konuklarımıza, fuarı ziyaret eden misafirlerimize ve en önemlisi birbirinden çarpıcı koleksiyonları ile 2017 İlkbahar-Yaz sezonunun açılışını Fashionist’te yapan katılımcı marka ve tasarımcılarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Bir dahaki sayıda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

  İlker KARATAŞ
OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı